19 Temmuz 2024 Cuma

öykü kırıntıları…

suyu tepeye dikerken ağzın kenarlarından akan suyun ıslatmasını umursamayacak kadar sıcak bir hava vardı istanbul’da. ıslak tişörtlerle gezerdi evin içinde klimasız yaşam konusunda büyük bir direnç gösterdiği için. klima kötüydü, klima sürdürülebilir değildi, klima zarar ziyandı, kapitalizmin icadıydı. klima yeri geldi mi gezegenin içini kemiriyordu ateşini çıkarıyordu… 

o sırada kapı çaldı. 60tl indirim kuponuyla daha ucuza getirdiği yemek siparişini getiren kuryenin kadın olması sevindirmişti içindeki feministi. televizyondan dinlemekte olduğu spotify ihtimallerin heyecanına üzülüyorum ismli büyük ev ablukada parçasını çalıyordu. vantilatör çamaşır makinesinden çıkartıp nemiyle doğrudan giydiği tişörtüne doğru üfürüyordu ifil ifil. tatlı bir meltem misali… okumakta olduğu hakan günday kitabına dönüp manasız hayatlar yaşayan piçlere dair biraz daha bilgilenmek istemişti canı. çünkü piç çoktu… bir gün bir piçle karşılaştığında onu iyi anlamalıydı…