22 Temmuz 2023 Cumartesi

Takeshi’s Cashew İstanbul’a hayran

 

Viyanalı psikedelik funk müzik grubu Takeshi’s Cashew, 30. İstanbul Caz Festivali’nin açılış partisinden Park Orman sahnelerine ve Parklarda Caz ile İstanbul’un her yerine duyurdu müziğini… Grupla Park Orman konserleri sonrası müziklerini ve İstanbul deneyimlerini konuştuk.


Garanti BBVA sponsorluğunda gerçekleşen 30. İstanbul Caz Festivali kapsamında İstanbul seyircisinin tanışma fırsatı bulduğu Viyanalı saykodelik/psikedelik funk müzik grubu Takeshi’s Cashew, festivalin Yeniköy’deki Avusturya Konsolosluğu’nun Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi’nde gerçekleşen açılış partisinde İstanbul müzik seyircisinin kalbini kazandı. 3’ü Alman, 3’ü Avusturyalı olan grup üyeleri dinleyiciyi bir trans haline sokabilen muhteşem müziklerini Viyana dışında birçok ülkede sahneliyorlar.  2019 yılında kurulan, enstrümental bir grup olan ve isimlerini Japon bir bilgisayar oyunu programı Takeshi’s Castle’dan esinlenerek koyan Takeshi’s Cashew Türkiye’den yerli sanatçılarla birlikte güzel işler yapma niyetinde. İstanbul’un hayran kaldığı, çoğu alaylı müzisyenlerden oluşan ve sadece davulcu Tobias’ın klasik bir müzik eğitiminden geçtiği Takeshi’s Cashew grup üyeleri ise şöyle: Florian Feit saksofon, flüt, fujara (Slovak çoban flüdü), şakuhaçi (Japon bambu flüdü), bansuri (Hint flüdü), xaphoon, midi saksofon | Jassin B'Shary elektro gitar, bas gitar | Benjamin Zsak elektro gitar, bas gitar, buzuki, synthesizer | Lukas Zettl elektro gitar, synthesizer | Sebastian Antreju Fiedler bongo davulu, cembe, darbuka | Tobias Blessing davul, elektro davul. Spotify’da ve diğer müzik platformlarında ‘Humans in a Pool’ (2021) ve ‘Enters J’s Chamber’ (2023) albümleri yayınlanan grubun 2021 çıkışlı Akihi isimli single’larını da tavsiye ediyor, kendilerini İstanbul’a her yıl bekliyoruz! 


“GELMEDEN ÖNCE FATİH AKIN İZLEDİK”

Türk psikedelik rock grubu BabaZula’yı çok iyi bilen Takeshi’s Cashew üyelerinden multienstrümantalist Florien, “Gelmeden önce İstanbul sahnesine hazırlanmak için Fatih Akın’ın ‘Crossing the Bridge/Köprüyü Geçerken’ müzik belgeselini izledim” diyor. Park Orman konserleri sonrası kuliste gerçekleştirdiğimiz röportajda kendilerine çok yakında Türkiye’nin müziğin eve müzisyenine ışık tutan ‘Sen Kimsin’ isimli bir belgeselin daha yolda olduğunun da müjdesini verdik. Daha önce HAFTA Gazetesi’ne söyleşi veren Cenk Kaptan imzalı yapım yayınlandığında Takeshi’s Cashew gibi bu ülkenin müziğine hayran birçok müzisyenin ilgiyle izleyeceğine şüphemiz yok. 

BARIŞ MANÇO, TÜLAY GERMAN'I DİNLİYORLAR

Takeshi’s Cashew üyelerine hangi müzisyenlerimizi dinlediklerini de sorduk: “70’lerden çok Türk psikedelik rock dinliyoruz tabii, psikedelik bir grup olarak. Barış Manço ile video oyununda karşılaştık ‘İnce ince’ şarkısıyla. Barış Manço, Tülay Geman. Yenilerden Derya Yıldırım, Lalalar. Türk müzisyenlerle birlikte de müzik yapmak istiyoruz. 70’lerde Türkiye’de müzik yapmış olan bir arkadaşımızla - Ozan Ata Canani ile  - de birlikte bir şeyler yapmayı planlıyoruz.”  Instagram sayfalarında kendi müzikleri için “psikedelik kozmo funk” ifadesini kullanmış olsa da biz Takeshi’s Cashew’a yine de müziklerini hangi janr içine soktuklarını sorduk: “Kesinlikle psikedelik - bu bizim için önemli - ancak onun dışında kumbiya, afro beat, biraz kelt müziği, desert rock (çöl rock’ı) da müziğimizde oluşturduğumuz vahşi karışımın içinde yer alan unsurlar.”

“BU ŞEHİR BİZE ENERJİ VERDİ!”

Sadece festivalin açılış partisinde değil, 8 Temmuz’da İstanbul Caz Festivali Park Orman’da da Kovacs’ın headline olduğu ve Okay Temiz ile Riff Cohen’in “Cazda Ortadoğu namesi de çok lezzetli oluyor” dedirttiği bir akşamda ve İstanbul Caz Festivali’nin ücretsiz konserlerinden oluşan ‘Parklarda Caz’ kısmında da sahne aldı, Takeshi's Cashew İstanbul’un gerçek sahipleriyle karşılaşma fırsatı buldukları bu konserlerdeki ilgiden çok memnun kalan grup üyelerine Viyana’ya döndükten sonra bir kez daha sordum: “İstanbul nasıldı sizce?” diye: “Şehir bizi zaten inanılmaz etkilemiş ve bize enerji vermişti. İnsanlar o kadar dost canlısı ki! Festivaldeki ev sahibimiz de bizi çok sıcak ve büyük takdirle karşıladı. Belki bunu 1000 kez söyledik ama böyle güzel bir şehre seyahat edip insanlarına müziğimiz çalabiliyor olduğumuza hala inanamıyoruz. Festivaldeki host’umuz Dilara ile Boğaz turu da yaptık, Balat’a, Kadıköy’e cıvıl cıvıl restoranlara, üniversite kampüsüne gittik ve inanılmaz bir İstanbul deneyimi yaşadık. Çok mutluyuz.” 



15 Temmuz 2023 Cumartesi

Bir avuç güzel insanın öyküsü karşınızda!

 

‘Bir Avuç Güzel İnsan’ Ara Güler Müzesi’nin aynı ismi taşıyan ve edebiyatçı portrelerinden oluşan sergisinin anatomisi... Sergi belgesel, edebiyat dünyasının kahramanlarını anımsama şansı veriyor..


Foto muhabirliği ve fotoğraf sanatının ulusal ve uluslararası alanda ün kazanmış en önemli temsilcilerinden biri olan Ara Güler’in edebiyat sevgisine dair bu incelikli hikaye, puhutv’de izleyiciyle buluşuyor. Sergi de Ağustos sonuna kadar Yapı Kredi Bomontiada’daki Ara Güler Müzesi’nde fotoğraf ve edebiyatseverlerle buluşmaya devam edecek.


Soldan sağa: Salih Tozan, Orhan Kemal, Muzaffer Buyrukçu, Mücap Ofluoğlu, Samim Kocagöz ve Hüsamettin Bozok.


Bu hafta yayına giren belgesel, çocuk yaştan itibaren okumaya, yazmaya, edebiyata tutkulu bir isim olan Ara Güler’in edebiyata olan merakı ve edebiyatçılarla ilişkilerine açılan bir pencere… “Bir Avuç Güzel İnsan” diye tanımladığı kadim edebiyatçı dostları ise bu hikayede başrolde.

Ara Güler foto muhabirliğinden önce tiyatro sahnesinin büyüsüne kapılan, ardından edebiyata gönül veren bir sanat sevdalısıdır. Ara Güler’in öyküleri, bir fotoğraf karesinin tasvirini andırır. Her biri, onun yalnızca fotoğraflarıyla değil, edebi kişiliğiyle de görsel dünyanın adamı olduğunun kanıtıdır. Edebiyata olan ilgisi, dönemin usta edebiyatçılarıyla kurduğu dostluklarda, onlarla yaptığı sohbetlerde yaşamaya devam eder.

‘Bir Avuç Güzel İnsan’, duayen fotoğrafçının arşivinden karanlık oda ekipmanlarına, kitaplarından kişisel eşyalarına tüm koleksiyonuna sahip çıkan, koruyan, mirasını yaşatmayı görev edinen Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi’nde başlıyor.

Ara Güler Müzesi’nin duvarlarını süsleyen 153 portre ve daha fazlasıyla izleyiciyle buluşuyor. Bu belgesel, Türk ve dünya edebiyatının n önde gelen isimlerinin portrelerinden oluşan serginin hikayesini anlatıyor. Sergide portreleriyle yer alan dostları Doğan Hızlan, Hilmi Yavuz, Karin Karakaşlı, Mario Levi ise Ara Güler’i anıyor, hikayelerini paylaşıyorlar.

Belgesel, Ara Güler sayesinde Nazım Hikmet’ten Füruzan’a, Sait Faik Abasıyanık’tan Halikarnas Balıkçısı’na, Yaşar Kemal’den Aziz Nesin’e, Orhan Veli’den Latife Tekin’e, Orhan Pamuk’tan Can Yücel’e edebiyat dünyasının kahramanlarını selamlama, anma, anımsama şansı veriyor.

Bir Avuç Güzel İnsan belgeselini ücretsiz olarak izlemek için; https://puhutv. com/bir-avuc-guzelinsan-detay